13 Şubat 2017 Pazartesi

Misafir ağırlamak için

Misafir ağırlamak için ne yapmalıyız?
Bu soru tabi ki bu misafirin kim olduğuna, nereden geldiğine, kaç kişi olduklarına, yaşının kaç olduğuna, aile mi yoksa bekar mı olduğu gibi pek çok farklı parametreye göre değişen bir cevabı içerir.

Bu konuda çeşitli fikirleri ve kendine göre belirli yöntemi olanlar vardır.  Bazı kişiler kebapçıya diğerleri müzelere bir başkaları da eğlence yerlerine götürür misafirlerini. Tabi ki götürülen yerler misafirin yukarıda bahsedilen özelliklerine göre de değişir.

Misafir aynı şehirden akşam ziyaretine yemeğe ya da çaya geldiyse  muhabbet zaten ev içinde geçecektir ve çok fazla bir atraksiyon şansı yoktur. lakin misafir şehir dışında geldiyse ve şehri de tanımayan bir aileyse ne yapacaksınız?

İşte bu konuda size bir kaç öneri vereceğim. En önemlisini de sona saklayacağım. Sonuna kadar okuyun çünkü işin sırrı bir bütün olmakla birlikte vurucu kısmı sonuç bölümünde.

1. Gelen misafiri öncelikle dinlenmesi için makul bir süre tanıyın. Gelen kişinin gelir durumu, kültür seviyesi ve manevi durumunu dikkate alarak yani empati yaparak iletişim kurunuz. Ama kesinlikle sempati yaparak değil.
Yani şehirde yaşayan bir aileyseniz ve köyden bir köylü aile sizi ziyarete geldiyse ona onun anlayacağı dilden en önemlisi muhabbetle ve samimice yaklaşınız. Ona onu aşağılayacak şekilde bir üslup takınmayınız. Şehirli olmayı bir üstünlüklük gibi kullanmaya çalışmayınız, şehri övmeye, kendiniz üstün bir vatandaşmış gibi göstermeye çalışmayınız. (Öyle de değil zaten). 

Hoş sohbet ve yeterli dinlenmeden sonra özellikle misafirinize görmek istediğiniz yerler var mı diye bir sorun, varsa onları oraya muhakkak götürün. Siz bir ateist olabilirsiniz ama misafiriniz cami türbe gezmek istiyor olabilir. Mutlaka götürmelisiniz ve gittiğiniz yerlerde de sıkılmadan muhabbetle onlarla birlikte orayı incelemeli ve keyfini sürmelisiniz.

Yemeğe mi götüreceksiniz, kalkıp çok lüks bir yere götürmeyiniz, nasıl bir şey yemek istediklerini özellikle istedikleri bir şey olup olmadığını sorarak hareket ediniz.

Genel olarak misafirinizi ilginizle, hürmetinizle ezmeyiniz. Çok abartmayınız. Tabi ki hiç ilgisiz de davranmayınız. En önemlisi şudur ki misafiriniz sizin yanınızda çok rahat etmeli, kendi evinde gibi hissetmelidir. Yani sofradan kalktıktan sonra onu size teşekkür etmek zorunda bırakmayacak kadar dengeli olmalısınız. Misafirle ilgileneceğim diye onu eksiklendirmeyiniz. Unutmayın önemli olan misafir olması değil onun sizinle bir ömür arkadaş olmasıdır. Doğru bir ilişkiyi samimiyeti devam ettirmektir.

Türk-İslam Tarihine Damga Vurmuş 10 Söz


Türk-İslam tarihine damga vurmuş 10 söz:

10 - Dün dündür bugün bugündür - Süleyman Demirel

9-  Biz adaya sadece Türklere değil Rumlara da barış götürmeye gidiyoruz. - Bülent Ecevit

8-  Bana milliyetçiler adam öldürüyor dedirtemezsiniz - Süleyman Demirel

7-  Bizi bilen bilir bilmeyen de kendi gibi bilir - Mevlana

6-  Bana seni gerek seni  - Yunus Emre
(Cennet cennet dedikleri 
Birkaç köşkle birkaç huri 
İsteyene Ver anları 
Bana seni gerek seni) 

5-  Gel yine de gel ne olursan ol kim olursan ol gel - Mevlana

4- Bir memlekette namuslular namussuzlar kadar cesur olmadıkça o memlekette kurtuluş yoktur.  İsmet İnönü

3- Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.  - Mustafa Kemal Atatürk

2- Yurtta sulh cihanda sulh - Mustafa Kemal Atatürk

1- Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir, ileri. -  Mustafa Kemal Atatürk


12 Şubat 2017 Pazar

Kediler Sularını Neden Döker

Kediler neden su kaplarını devirir, ya da kediler neden sularını döker?
Bu konuda çok fazla forum bilgisi okuyabilirsiniz, ancak gerçek bir kedi sever ve iyi bir kedi gözlemcisi olarak size işin sırrını söyleyeceğim. Kediler sularını dökmelerinin pek çok nedeni vardır:
1. Kediler bildiğiniz üzere çok titiz hayvanlardır. Suyu çeşmeden doldurduğunuzda hemen kedinizin önüne koyarsanız üzerinde ya da içindeki hava kabarcıklarını yabancı madde olarak algılarlar, ve suyun içindeki yabancı madde olarak algıladıkları kabarcıkları temizlemek için patilerini suyun içine daldırmak suretiyle suyu dışarı dökerler.
2. Başka bir durum da su uzun sürelik ise yani uzun süredir bekleyen su ise üzerinde toz zerrecikleri yada kendi tüyü gibi sizin dikkatle bakmadığınız sürece göremeyeceğiniz vb. yabancı maddeler olabilir dökerler.
 3. Su kabını koyduğunuz nokta ışık yansıması yapıyor olabilir, , pencereden ya da başka bir nesneden gelen ışık yansıyor olabilir. işte bu yansıma olayları sizin göremeyeceğiniz bir açı olduğundan fark edemezsiniz. Doğal olarak kedinin göz hizasında olmadığınız için onun gördüğü detayları göremezsiniz. işte sizin için kör nokta gibi olan açıdan yansıma suda herhangi bir madde varmış gibi etki yaratıyor olabilir.
Bu ve bunun gibi yabancı madde-kirlilik algısı kedilerin tahammül edemediği şeylerin başında gelir.


4. Kediniz sizin ilginizi çekmek istiyor olabilir,
5. Herhangi bir durumdan rahatsız olabilir,
6. Mama kabının uzun süre boş kalması,
7.Odada kapalı kalması gibi bir rahatsızlığın tepkisi olabilir.
8. Oyun oynuyor olabilir.
9. Nadir de olsa patilerini temizlemek için yaptığı da görülmüştür

Kedilerin suyu çok sevmedikleri kesindir ama bu su ile haşır neşir olmayacakları anlamına da gelmemektedir.

Çözümü nedir, bunun nihai bir çözümü vardır su kabını ağır oturaklı ayarlamalı olanlardan alacaksınız. Ayrıca ıslak zemine koymayı da düşünebilirsiniz. ahşap döşemelerinizin kabarmasını istemiyorsanız tabi ki..


İroni Gerçeğimiz


Bu söz hepimizin bildiği ve fark etmeden de olsa bazı zamanlarda memleketin güzelliğini anlatmak için kullandığımız bir cümledir. Halbuki bu söz çok  ironi bir anlamı içerir. 

Adama sormazlar mı: yahu madem ki taşı toprağı altın da biz neden fakiriz. halkın yüzde 95'i neden gariban. Bu altından taş toprak hani nerede, ya da kimin cebinde?

Bu söz mitinge gitmek için dolmuş parası bile olmayan, açlıktan nefesi kokan halkımın 15 yıllık iktidar için hülooooğ diye bağırmasından farksızdır. 




Bu coğrafyanın insanına özel bir durum mudur o ayrı bir sosyoloji tezidir. Ancak benim bildiğim bir şey var ki bizim insanımız kolay kolay adam olmaz. Ne yapacağız mücadeleyi bırakacak mıyız? Tabi ki HAYIR yüz bin kere HAYIR ama bu işlere memleketi adam etmeye ömür yetmiyor ki. Adamlar Din iman diyerek Tanrıyı bile işlerinde alet ediyorlarken nasıl olacakta memleket düzelecek, gelir dağılımı adaleti olacak? 
İşte burada açıklıyorum sıkı durun, bu cevabı herhangi bir yerde bulamazsınız. OLMAYACAK evet yanlış duymadınız bu memleketten bir b*k olmaaaaz. Sadece 3-5 kafa dengi arkadaş çevre edinip onlarla olabildiğince ne kadar mümkünse tabi ki mesut mutlu yaşamaya çalışacaksınız.
Siz doğru yerde iyi bir kişi olarak durun gerisi teferruattır. Tamam duralım da, br avuç insan sesini duyurmak için avazımız çıktığı kadar bağırıyoruz, eylem yapıyoruz, talana, hileye sömürüye, doğanın katledilmesine karşı duruyoruz da ne oluyor? Ya hain ya da işe yaramaz oluyoruz.. Neyse neyse..




Gülmeyin. Bu nasıl bir yazı diye güldüğünüzü hisseder gibi oluyorum. Ahanda işte hepimizin yıllardır içine düştüğü başka bir ironi : Gülüyoruz ağlanacak halimize.

Yani sonuç olarak: Hepimiz saçma sapan insanlarız. Yarım yamalak aklımızla ne yaptığımızı bilmeden, onun peşinden bunun izinden gitme hevesinde olan kimliksiz omurgasız şuursuz bir milletiz. Böyle bir memleketin taşı toprağı altın olsa ne yazar olmasa ne yazar. 

8 Şubat 2017 Çarşamba

Türkiye'nin İlk Sanat Markası SanatKUR





SanatKUR kurum ve kuruluşlara, birey ve topluluklara sanat özellikli hizmet veren, yaratıcı ve özgün çözümler sunan Türkiye'nin ilk ve tek sanat markasıdır. SanatKUR yoğun olarak 6 ana konuda hizmet verir.

1- Danışmanlık
2- Proje
3- Tedarik
4- Sertifika
5- Eğitim
6- Organizasyon

  Bu 6 ana başlığa bağlı olarak tanıtım, yayın, koordinatörlük, proje hazırlama ve uygulama vb. gibi geniş bir hizmet ağına sahiptir.



*  Danışmanlık

  SanatKUR geniş hizmet alanı, akademisyen ve sanatçı kadrosu ile Türkiye'nin her noktasında birey ve topluluklara, kurum ve kuruluşlara danışmanlık hizmeti verir.

- Sanat Danışmanlığı
- Sanat Eğitimi Danışmanlığı
- Proje Danışmanlığı
- Tedarik Danışmanlığı

*  Proje 

  SanatKUR 15 yıllık proje hazırlama ve uygulama tecrübesi ile Türkiye'nin her noktasında birey ve topluluklara, kurum ve kuruluşlara Proje hizmeti verir.

Sanat Projeleri
Sanat Eğitimi Projeleri
Dijital - Tanıtım Projeleri
Turizm -Tanıtım Projeleri

* Tedarik

  SanatKUR anlaşmalı tedarik firmaları sayesinde hizmet verdiği birey ve kuruluşların sanat malzemeleri tedarikinde avantaj sağlar.

- Enstrüman
- Dekor
- Kostüm
- Işık, ses ve sahne sistemleri
- Sanat Malzemeleri
- Bağlantı Kurma

* Sertifika

  SertifikART olarak hayata geçen bu sistem okullara, belediyelere, birey ve topluluklara ihtiyaçları doğrultusunda sanat özellikli çözümler sunar.

 Sertifikalar

- Royal Akademy
- Vaganova
- Tirinity West London
- LCM

* Eğitim

  SanatKUR hizmet verdiği birey ve toplulukların, kurum ve kuruluşların sanat eğitimi ihtiyaçları için koçluk, hocalık ve danışmanlık hizmeti sunar.

  SanatKUR eğitim imkanlarından yararlanan üyelerin edindiği avantajlar:

- Uluslararası sertifika programları
- Sanat kursları
- Workshoplar
- Özel sanat eğitimi
- Sanat yöneticiliği
- Sanat eğitimi yöneticiliği
- Hizmet içi eğitimler
- Proje hazırlama ve uygulama eğitimleri

* Organizasyon

  SanatKUR geniş hizmet alanında çalıştığı sanatçı ve kuruluşlarla Türkiye'nin her noktasında ve yurt dışında sanat organizasyonları yapar.

- Festival
- Şenlik
- Konser
- Gösteri
- Tiyatro
- Sergi
- Sempozyum
- Söyleşi
- Tur-Sanat kampı


Hizmet Alanları ve Markalar

  SanatKUR toplumun can damarlarını oluşturan, ana bileşkeleri olan okullara, belediyelere ve STK'lara yönelik faaliyet gösterir.

  SanatKUR'un faaliyet gösterdiği Türk Patent Enstitüsü'nden tescillenmiş markaları aşağıdaki gibidir:

GüzelŞEHİR
GüzelOKUL
SanatTUR
SanatKARGO
AvrupART
SanatBUDUR
SanatKAMPUSU

Daha fazla bilgi için: SanatKUR

4 Şubat 2017 Cumartesi

Tarihe Damga Vurmuş 10 Söz

İnsanoğlu var olduğu ilk süreçten bu tarafa, tarihe damga vuran pek çok söz kullanılmıştır. Bu sözlerden bazılarının, içinde bulunulan çağın dinamiklerinin de katkısıyla bilinirliği fazla olmuştur.  Ama öyle sözler vardır ki insanlığın belirli bir döneminin tek cümlelik manifestosu gibidir. Sözü söyleyen kişiden çıkıp insanlığın o dönemdeki varoluş oyununu özetleyerek, döneminin olaylarına ışık tutmaktadır.

Tarihe Damga Vurmuş Sözler:

- "Zaman Görecelidir"  Einstein 

- "Futbol 22 kişi ve bir meşin yuvarlak ile oynanan sonunda Almanların kazandığı bir spordur."  Efsanevi İngiliz forvet Gary Lineker

- "Kelebek gibi uçarım arı gibi sokarım" Muhammed Ali Klay

-"Veni Vidi Vici - Geldim-Gördüm-Yendim" Sezar

- Money Money Money  - Para Para Para Napolyon

- "Ekmek yoksa pasta yesinler"  Marie Antoinette

- "Sezar'ın hakkını Sezar'a tanrının hakkını tanrıya verin" Hz İsa

 - "Düşünüyorum öyleyse varım" Rene Descartes

- "Kimse aynı nehirde iki defa yıkanamaz " Heraclaitos

 " Benim için küçük ama insanlık için büyük bir adım" Neil Amstrong


Text Widget

Copyright © Azbilinir Published By Gooyaabi Templates | Powered By Blogger

Design by Anders Noren | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com